Gündem Guncel

Babadan Amara’lı, Anadan Âreh’li yaman kadın, bu halk onun oğlunu çok sevdi

Babadan Amara’lı, Anadan Âreh’li yaman kadın. Bu halk onun oğlunu çok sevdi.
Herkes onu ‘asi’ ve ‘isyancı’ olarak bildi. O ise doğru bildiğinden şaşmayan ‘yaman’ bir kadındı sadece. Feodalizme başkaldırmış, oğluna isyan etmeyi öğretmişti. Bugun Üveyş Öcalan’ın ölümünün 33. yıldönümü…
Halk Onderi Abdullah Öcalan, anasının vefatının ardından şunları söylüyır: ‘Anam son nefesini verirken ‘Adıma hayır yapın, dua edin,’ demiş. Bizim anlayışımızda hayır da dua da mücadeledir. Kürdistan’ı bir ana gibi düşünmeliyiz…’“Annemin bana etkisi olmasaydı, kadınlara bu denli duyarlı yaklaşır mıydım, emin değilim. Bu ilişki biçimi, kadınlara dikkat etmem gerektiğini bana dolaylı biçimde öğretti.
Annemin direnişçi ruhu ve mücadele gücü, erkek egemenliğini kolayca kabul etmeyen bir kadının etkisiydi. Bu da üzerimde çok güçlü bir iz bıraktı.”
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, annesi Üveyş Öcalan’ı böyle anlatıyor. Üveyş Öcalan’ı tanıyanlar da benzer şeyler söylüyor, “yaman”, “otoriter”, “güçlü” bir kadın olarak anlatılıyor.
Baskıya karşı bir başkaldırı
Sömürü ve baskının olduğu her yerde direniş ve isyan da gelişiyor. Hemen her toplumda sömürü ve baskıya maruz kalan kadınlar, “kaderlerini” değiştirmek için direnmeye devam ediyor. Devlet, toplum ve aile baskısı arttıkça kadın direnişi de artıyor, gittikçe ele avuca sığmaz bir hal alıyor.
Üveyş Öcalan’ın hayatı da aslında bir direniş ve isyan hikâyesi… Öyle ki bu direniş ve isyan onunla sınırlı kalmıyor, çocuklarını da içine alıyor ve kocaman bir hikâyeye dönüşüyor.

Üveyş Öcalan, Kürt bir baba ve Kürt olmayan bir anadan. Riha’nın (Urfa) Xelfetî (Halfeti) ilçesine bağlı Amara (Ömerli) köyünden Kürt bir baba ve Xelfeti’nin Türkçe konuşan Arah / Areh köyünden bir ananın çocuğu olarak, 26 Kasım 1918 tarihinde dünyaya geliyor. Daha çocuk yaşta komşu Türkmen köyünden biriyle evlendiriliyor.
Feodaliteye isyan..
Evliliğinin birinci yılında, evli olduğu erkek bir kadını kaçırmaya çalışıyor. Kaçmayı kabul etmeyen kadın katledilirken, yaşananlara tanık olan Üveyş Öcalan, evli olduğu erkek aleyhine mahkemede ifade veriyor: Bu ifade onun kadın kimliğiyle erkek egemen feodaliteye karşı ilk isyanı oluyor.
Ömer Öcalan ile evlilik
Bu olaydan sonra ilk evliliği bitiyor ve adından da Ömer Öcalan ile evlendiriliyor. Ömer Öcalan da aslında başka bir kadın ile evlidir, ancak evli olduğu kadın onu ve kızını terk ediyor. Üveyş Öcalan, Ömer Öcalan’ın ilk eşinden olan kızı Gülsüm’e de analık yapıyor.

Zorluklarla geçen bir ömür
Üveyş ve Ömer Öcalan’ın 3 kız, 4 erkek çocukları oluyor. Son çocukları olan hastalık nedeniyle henüz 12 yaşındayken hayatını kaybediyor.
Abdullah Öcalan’ın “Beni bu amansız kavgaya hazırlayan kadın” sözleriyle anlattığı Üveyş Öcalan’ın hayatı zorluklar, yokluk ve mücadele ile geçiyor.
‘Boyun eğmeyen’ kadın
Hem Amara’da hem de Âreh’t e mikrofon uzattığımız herkes Üveyş Öcalan’ı tam da oğlu Abdullah Öcalan’ın “Anam tanrıça gibi bir kadındı; çok otoriterdi. Ondan öğrendiğim en büyük şey, boyun eğmemekti” sözleriyle anlatıyor.
‘Yaman’ bir kadın
Kızı Fatma Öcalan anasını şöyle anlatıyor:
“Otoriter bir kadındı. Abimi de beni de yaramazlık yaptığımızda yaman döverdi. Babam gariban bir adamdı. Eve geleni bile sonradan sorardı; ‘Kim geldi?’ diye. Anam genç evlendirildi babamla. Babamla arasında yaş farkı da vardı, belki de ondan o kadar sinirliydi. Babamla da sık sık kavga ederdi. Asla yenilmeyi bilmezdi. Komşularıyla arası iyiydi. Ekmeğini bölüşürdü ama yaman bir kadındı.”
‘Adı isyancıya çıkmıştı’

Abdullah Öcalan, anası Üveyş Öcalan’dan, “Beni küçük yaşlarda kavga etmeye alıştırdı” diye bahsediyor ve şöyle devam ediyor:
“Bugün bile o etkinin izlerini taşıyorum. Anam bana, bir başkasına sığınıp ağlayarak ya da yardım bekleyerek yaşamayacağımı gösterdi. Ne olursa olsun, mutlaka karşılık vermeliydim. Bu karşılık bazen çok ilkel düzeyde olsa da bir tür intikam ya da kendini gerçekleştirme duygusuydu. Köyde onun ismi isyancıya çıkmıştı. Kimseye eyvallah etmezdi. Kadın-erkek ayırt etmeden, üstüne yürür ve hakkını arardı.”
Mehmet Reşit Öcalan da benzer şekilde anlatıyor:“Sert bir kadındı. Kimseye boyun eğmezdi. Başkan da anısını anlatır ya; ‘git intikamını al öyle eve gel’ demiş diye, öyle bir kadındı işte. Başkanın kavgasına destek veriyordu son süreçte. HEP’in Ankara’daki kongresine katıldı. Bu süreçte devlet aileyi sürgün etti şehir dışına. İşte o zaman hayatını kaybetti Üveyş ana.”

‘Üveyş gelince herkes ona bakardı’

Areh ten komşusu Müslim Yağbasan da Üveyş Öcalan’ı “Çok iyi ama aynı zamanda çok sert bir kadındı,” diyerek anlatıyor.
Arah tan Üveyş Öcalan’ın kuzeni Sıdıka Çolak ise güzelliğinden bahsediyor:

“Öyle bir kadındı ki; Nizip’te geli p burada inerdi ya millet çıkıp arkasından bakardı. Çok da güzel bir kadındı, beyaz tenliydi, kaşları karaydı. Kaşına gözüne bakmaya kimse kıyamazdı. Üveyş geldi, derlerdi, herkes çıkar bakardı.”

‘Güzel bir kadındı’

Arehli akrabalarından Adile Göçer devam ediyor: “Çok iyi, yardım severdi. Ben küçüktüm, hep öyle anlatırlardı. Ben de gördüm, hatırlıyorum, gerçekten de güzel bir kadındı.”

İsyanın başladığı yere dönüş…

Hayatı isyan, direniş ve özlemle geçen Üveyş Öcalan, 11 Nisan 1993’te hayatını kaybetti. Cenazesi doğup büyüdüğü Amara’da, eşi Ömer Öcalan’ın yanında toprağa veriliyor.

‘En anlamlı cevap…’

Üveyş Öcalan son kez oğlunu göremedi. Abdullah Öcalan, annesinin vefatının ardından şunları söylüyor:

“Anam, son nefesini verirken ‘Adıma hayır yapın, dua edin,’ demiş. Bizim anlayışımızda hayır da dua da mücadeledir. Kürdistan’ı bir ana gibi düşünmeliyiz. Ana toprak, anayurt olarak değerlendirip özgürleştirdiğimizde ona en anlamlı cevabı vermiş oluruz.”

Kim bilir belki de bugünler “hayırlara” gebedir. Çocuklarının yüzüne hasret binlerce anne için…

Reyhan Hacioglu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu