
12 Mayıs 2026, Kürt kadın devrimci Leyla Qasim ve 4 arkadaşın Irak baas rejimi tarafından idam edilmelerinin 52’nci yıldönümü.
Leyla Qasım, Özgürlük mücadelesinde idam edilen ilk kadın.
Mecnuna Leyla olmayı, babanın ve kocanın isminin gölgesine sığınmayı rededen, tahakkümü kabul etmeyen ve halkına davasına sevdalı Leyla’ydı o.
1952 yılında Güney Kürdistan’ın Kerkük kentine bağlı Xaneqîn’in Bamili köyünde dünyaya geldi.
Yoksul bir çiftçi ailenin üçüncü çocuğu olan Leyla Qasim, dört kardeşiyle birlikte çocukluk yıllarını ailesinin yanında geçirdi.
Annesi Kanî, pratik yaşam bilgilerini çocuklarına aktararak, Leyla’nın entelektüel ve karakter gelişimine erken yaşlarda katkıda bulunuyor.
Daha dört yaşındayken ailesiyle birlikte Hewlêr’e taşınan Leyla Qasim, eğitim hayatına burada devam ediyor.
1971’de Bağdat Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’ne girerek akademik yaşamını sürdüren Leyla Qasim, Kürt halkının hakları ve özgürlüğü için mücadeleye katılıyor.
Bu dönemde Kürdistan Öğrenciler Birliği ve parti saflarında aktif olarak örgütlenme faaliyetlerinde bulunuyor.
1960’lı yılların sonlarında Baas rejiminin yükselişiyle birlikte Kürtlere yönelik sistematik asimilasyon politikaları Leyla Qasim’in bilinç dünyasında derin bir rahatsızlık yaratıyor.
Rejim tarafından uygulamaya sokulan zulüm Leyla Qasim’ın mücadeleye daha sıkı sarılmasına neden oluyor.

Bağdat’a çalışmalarını yoğunlaştıran Leyla Qasım, 4 arkadaşıyla birlikte Baas rejiminin Kürt halkına yönelik saldırılarına karşı planladıkları bir eylemin fark edilmesi üzerine 24 Nisan 1974 tarihinde yakalanıyor.
Leyla, cezaevinde maruz kaldığı yoğun işkenceler altında tek bir kelime etmiyor ve teslim olmayı red ediyor.
Saddam Hüseyin, bizzat cezaevinde Leyla Qasım’ın yanına gidiyor.
Davasından vazgeçirmek için ona maddi imkanlar ve yurt dışında eğitim gibi vaatler sunuyor.
Leyla Kasım bu tekliflere şu yanıtı veriyor:
Ben halkımı satmayacak kadar onurluyum. Kendimi Kürt ve Kürdistan davasına adadım, bu mücadele uğrunda idamı onurla karşılıyorum.”
Leyla Qasım İdam edilmeden önce annesi ile kısa bir görüşme fırsatı bulduğu cezaevi ziyaretinde annesine bu görüşmeyi anlatırken, kendisinin Saddam’a verdiği cevap karşısında Saddam’ın halini şu sözlerle tarif ediyor:
“Beni kandıracağını, ilkelerimden taviz vereceğimi zannediyordu.
Reddettiğimde Saddam’ın ne kadar zavallılaştığını gördüm.”
Leyla Qasım’ın mahkemede yargılanması sırasında hakimlere ve cellatlarına hitaben söylediği şu sözler ise tarihe geçmiştir:
“Beni öldürün fakat şu gerçeği de bilin ki; benim öldürülmemle binlerce Kürt uyanacak. Kürdistan’ın özgürlüğü yolunda canımı feda ettiğim için sevinç ve gurur duyuyorum.”
İdam sehpasına yürürken bile geri adım atmıyor ve “Bir cellâttan merhamet ve af dilemiyorum.” diyor.
Ve idam sehpasına Kürt ulusal marşı olan Ey Raqîb’ i söyleyerek çıkıyor.

Leyla Qasım İdam edilmeden önce annesi ile yaptığı son kısa görüşmede ayrıca şunları söylüyor:
“Yöresel kıyafetlerimi unutmayın.
Saçımdan bir tutam kesin ve Kürdistan özgürleştiğinde saçlarımı özgür Kürdistan rüzgarlarına savurun.
Yöresel kıyafetlerimde o gün içindir.
Çünkü o gün Kürdistan gelini olacağım.
Ben öldüğümde üzülmeyin.
Bizim şahadetimizle binlerce Kürt insanı uyanacak.
Özgürlük bayrağımız dalgalanacak.
Saç örgülerimden bayrak yapsınlar.
Ben,halkımın özgürlüğüne ve kurtuluş davasına adadım ömrümü.
Bu mücadele uğrunda idamı onurla karşılıyorum.

ADI DA MÜCADELESİ DE YAŞATILDI
Leyla Qasım dört arkadaşıyla birlikte sabah saat 07.00’de idam ediliyor ve cenazesi Necef Mezarlığı’na defnediliyor.
Başı dik olarak dar ağacın yürüyerek halkının özgürlük davasını savunan Leyla Qasım, onuruyla darağacına yürüyerek, Irak Baas rejiminin Kürtlere uyguladığı baskı ve sömürgeci politikalarına karşı mücadelenin sembolü oluyor.
Leyla Qasim’ın mücadelesi ve politik duruşu Kürt kimliğinin ve kadın onurunun savunulmasıydı.
Onun direnişi, Kürt kadınların tarihsel mücadelesinde bir dönüm noktası olmuştur.
Onun cesareti, halkın hafızasında sönmeyen bir ateş yakmıştır.
Binlerce Kürt aile, çocuklarına “Leyla” adını vererek onun ismini ve mücadelesini yaşatmıştır.
Kadınlar, onun mirasından ilham alarak direniş saflarında yer almıştır.
Ve Leyla, Qasım özgürlük mücadelesinin yaşamaya devam eden sembolü haline gelmiştir.
O, Kürt halkının hafızasında hep hep yankılanan ve darağacında boyun eğmeyen bir kadının öyküsüdür.
Güney Kürdistan’ın kızı ve Kürdistan gelini Leyla Qasım, Kürtlerin onurunu koruyan Kürt kadınının onur ve gurur örneğidir.
Leyla Qasım ve özgürlük yolunda canlarını feda eden tüm kadınları saygıyla anıyoruz


