


XELFETİ’ VE KÖYLERİ İLE BERABER BİR AREH VE KEMERLİ HİKAYESİ :
(Önce kısa bir tarihsel not)
12 .yüzyılların tarihsel derinliğine kadar giden kimi kısmi kaynaklara bakıldığında
Ank nahiyesine bağlı olarak, Areh, Cibin ,Aram, Amaran(Amara) , Hayni (Ayni) , Belesor, Vahna Tis’a, Norxut, Kantarma gibi köyler, kendi aralarında, ayrıca bir bölge yerleşim ağı sistemi oluşturmuş gibi görünmektedirler.
Areh- Cibin- Aram köylerinin ise, Xamurkesen le Kemerli’nin, tarihsel ve kültürel ve ekonomik ilişki sürekliliğiyle beraber, üç köy tek hafıza üç geni olarak ayrı bir bütündürler.
Bu Areh’in merkez/yerleşim çekirdeği olduğu,
Cibin’in, su kaynakları, kuyular, işlikler ve mezarlıklar hattı olduğu
Aram’ ın ise, kültürel / tarihi yerleşim damarı olduğu
Ve Xamurkesen le Xelfeti’ inin de bu bütünün tarihsel ve kültürel ve ekonomik ilişki sürekliliği olarak yer aldığı bir ayrı yapılanmadır .
Halfeti havzasında birbirine komşu üç yerleşim olan Areh, Cibin ve Aram köylerini, yakın yamaçlarındaki Xamurkesen ve Kemerli arkeolojik alanıyla birlikte ele alarak, bölgenin kadim yerleşim sürekliliğini, arkeolojik izlerini, komünal hafızasını, toplumsal yapısını ve kolektif kimliğini analiz etmek mümkün olmaktadır.
Ve buradaki yerleşimin, Asur öncesinden başladığını ve Asur’dan Roma-Bizans’a, Ortaçağ Hıristiyan dokusundan Osmanlı’ya kadar uzanan çok katmanlı bir hafıza taşıdığını da görebilmekteyiz.
Ve yine 15. yüzyıllara ait bilgilere bakılırsa, Ank, Areh ve Belesor’un nüfusların, bu güne kıyasla çok daha fazla olduğunu, özellikle Ank ve Areh’in, nüfus bakımından, Birecik, Nizip ve Xelfeti ile denklik içinde olduğunu da görebilmekteyiz
VE AREH….
Fırat’ın kıvrımlarının doğu yamaç düzlüğünde kurulmuş ve tarihin adını Arah ve Areh olarak koymuş olduğu bir köydür. Bu adlarıyla, tarihin kaddim şehri Urfa’nın ilk iki isimiylede adaş olmuş bir köydür.
Areh, kendi tarihsel devamlılığının güncel özgünlüğünde, hiç bir etnisitenin, dinin, kültürün ve topluluğun tekçiliği değil, Mezopotamya’nın beşiğinde büyümüş bütün tarihsel kültürel farklıların hepsinden biraz olan, bir toplumsallık akışıdır.
Ve bu farklılıkların binlerce yıllık ortak izlerinde oluşmuş olan kollektif yaşam değerlerinin, güncel zamanlaşması ve mekanlaşmasıdır.
Yüzlerce yıl, evlerinin duvarlarını Ermeni taş ustaları örmüştür
Akşamlarını, Süryani ailelerin duaları karşılamıştır.
Türkmen çadırlarının dumanı, Kürtlerinin dağlardan taşan hikâyelerlerine karışmıştır
Ve sonra gelen cumhuriyet.
Yani milliyetsiz milliyetçilerin kurduğu ulus devlet.
Adını değiştirdiler. Ve adını değiştirerek Areh’i de değiştireceklerini sanarak
Bu inkarcı hükümün, Areh’te bir hükmü olmadı
Kadınlar çocuklarına köyümüzün ismi Areh’tir demeye,
erkekler tarlaya inerken Areh’in toprağı demeye,
Gençler gittikleri her yerde Areh’ten geliyorum” demeye,
Ve çevre köylüler ve bütün bölge insanları Areh’e gidiyorum demeye devam etti.
Areh, ulus devletin tipçiliğinde kimliksizleşmedi. Kendi kimliğini kendisi belirledi.
Çünkü Areh, özgürlükçü politik ve çoğulcu toplumsal doku bilinciydi.
Bu bilinçle, kapitalist modernitenin toplum dışılık breyciliğinde kaybolmadı.
Areh şimdi, yalnızca günceli yaşayan bir yerleşim yeri değildir.
Yerinin altıda üstüde, coğrafyamızın kaddim tarihinden örülüdür.
Yaşamın varoluşsal hikayelerinin yazıldığı güneş ülkesinde, tarihin kökten geleceğe akan yeni masallarının fısıldandığı, mekansal bir beşiktir.
Areh, 60’lı ve 70’li yıllarda yükseken dünyanın dört bir yanına yayılan devrimci fikirlerin ve devrimci mücadele dalgasının, ilk karşılık bulduğu veya karşılık olduğu yerlerden birisidir
Bunun sırrı ise kendi özgürlükçü muhalif özgünlüğüdür.
Bundandırki gençler okudukları kitapları kendilerine yabancı bulmadılar.
Bundandırki kısa bir sürede köy devrimcileri, devrimciler köyü örgütledi.
Dernek kuruldu, kooperatif kuruldu, Meclis kuruldu. Komün çalışmaları yürütüldü. Köylülerin büyük çoğunluğu dernek ve kooperatif üyesi, dolayısıyla meclis üyesi oldu.
Ve toplantılar toplantılar…
Sonra 12 Martlı ve 12 Eylüllü yıllar
Basılan evler..
Alıp götürülenler…
Götürülüp de geri dönmeyenler…
Sürgünler ve sürgün hayatlarında geçen ömürler..
Ve o karanlık yıllar…
Kadınlar, o karanlık yıllarda, umudu, geleceği ve direnmenin onurunu, çocuklarıyla daha çok konuştular.
Gençler, daha öfkeli ve temkinli, daha kararlı ve daha bilinçli yürüdüler.
Yaşlılar, yaşanmışlıklarını tecrübeye dönüştürerek geleceği daha doğru anlattılar
Toprak bile, bile daha derin ve cesur nefes alıp verdi.
Areh, acıyı devrimci dayanışmaya ve yeniden demeye dönüştürdü.
Ve şehit düşmüş devrimci önderlerin resimleri ve özgürlük sloganları, geçmişinden bu güne ve bugününden gelece doğru yürüyüşünün canlı bir manifestosu gibi, sokaklarının duvarlarından hiç eksik olmadı.
Sokaklarının ve evlerinin duvarlarında çizili bu yüzlerde, Mahir’in gözleri, Deniz’in cesareti Mazlum’un inancı, Sakine’nin direnci ve Che’nin çoşkusu, her an kendi şehit devrimci evlatlarına verilen sözleri hatırlatıyor Areh’e Ve Areh gündüzlerine akşamın her çöküşünde, sabahlarına şafağın her söküşünde
ve sokaklarını rüzgarın her yarıp geçişinde, şehit evlatlarına vermiş olduğu sözü hatırlamaya devam ediyor.
O söz, şehitlerinin izinde, geleceği kendinde örgütleme sözüdür.
O söz bir gereklilik gibi değil, yürekte ve bilinçte akışsal bir varoluş gibidir.
o söz ki, yüreğinin üzerinde dolu bir tabanca taşımak gibi bir kere çıkmıştır ağızdan ölüp ölesiye.
Ve yürümektir onların yolunda ölüp ölesiye.
Eğer en uzun koşuysa devrimcilik,
Onlar onun en güzel yüz metresini koşmuşlardı, şairinde dediği gibi.
Ve onlar…
En hızlısıydılar hepimizin.
Onların sevdasıdır ki,bugün ülkemizde, köylerin ve şehirlerin meydanlarına sığmayan bir umuda dönüşmüş olan
Onların köyüdür, onlara vermiş olduğu sözle geleceği kucaklayan, ve güneş ülkesinde ufukları yeniden aydınlatan güneşe, yoldaş olan
KEMERLİ, Areh’in toplumsal Tarihsel sosyal Hafızası ve toplumsal belleği ve ortak yaşam kültürünün sembolik bir mekanıdır
Köy için, yalnızca doğal arkeolojik bir alan değil, kendine özgün toplumsal aidiyetlerini yüklemiş olduğu kollektif belleğin simgeleştirdiği bir alandır.
Kemerli, ismindenden de anlaşılıyorki, kemerli bir giriş kapısıyla, mozaiklerle kaplı yapılarıyla ve
Harabesinin ismi harabdamı olan ve zamanla harablama dönüşmüş olan ve kendi zamanına ait önemli bir resmi yapısıyla ve kayaya oyulu savunma veya barınma amaçlı mağaralarıyla ve mezarlarıyla Areh için önemli, resmi özel bir yerdir.
bütün arkeolojik özellikleriyle, Aryen, Arami ve Ermenilerin yerleşimcilerinin izlerini işaret eden bir alandır.
toplumsal birlik duygusunun sade ve yalın bir biçimde karşılık bulduğu mekansal bir alanın, ortak aidiyet duygusuyla paylaşma güzelliğidir.
Köyün gençlerinin aynı güzellikle ve aidiyetiyle sahip çıktıkları ve korudukları bir yerdir.
Köyün devrimci demokrat gençleri, bu bilinç güzelliğiyle, buranın istimlak edilme girişimlerine karşı, aynı güzellikte kolektif duyarlılık gösterdiler ve kolektif dirençle savunma pratiği geliştirdiler.
Böylece, Kemerli’yi, Areh’in kimlik hafızasında, toplumsal duyarlılığın ve ekolojik mücadelenin sembolleşen bir mekanı hâline de geldi.
Ve geçmişle bugünü birleştiren mekansal bir hafıza alanı ve ortak manevi değerler zemini haline de geldi.
Ve Kemerli şimdi, Areh’in doğu yamacında, geniş ve beyaz kayalık yüzeyi ile, karanlıkta bu köyün kimliğini yansıtırcasına ışıldayan bir dolunayı gibidir.
Dolayısıyla şimdi Kemerli’yi anlamak, bu köyün biraz tarihini, biraz toplumsal yapısını, biraz da kültürel kimliğini daha çokta toplumsal aidiyetlerini anlamaktır.
Ve mozaiklerinin gavur taşı diye sökülmesi, Ermeni taş ustası Küsso’nun çukurunun kaya yarıklarına sığınmış kertenkelelerinin kara gavur diye öldürülmesi, duymasını bilenler için, binlerce yıl coğrafyamızın tarihine sığınmış nice halkların uğradıkları katliamları soykırımları ve göçertilmeleri çağrıştıran bir hafıza alanıdır.
Dolayısıyla hikâyemizim Kemerli’si, bir hatırlama biçimi ve bir sahip çıkma duygusudur.
En önemliside en güzel insanlık değeri olan kolektif paylaşma duygusudur
Ve şimdi Kemerli; genç kız ve oğullarının masum aşklarını
Kadınlarının birlikte kurdukları sofralarını
Ve devrimci gençlerinin uzun yaz akşamlarında yeni dünya hayallerini paylaştığı, anlamlı bir sosyal dokudur Areh için.



